Yağma Suçu (Gasp) ve Ceza Hukuku Açısından Değerlendirilmesi
Giriş
Yağma suçu, bireyin malvarlığına karşı cebir veya tehdit yoluyla işlenen en ağır suçlardan biridir. Türk Ceza Kanunu’nda hırsızlıktan farklı olarak, mağdurun rızasının cebir veya tehditle ortadan kaldırılması yoluyla malın alınması söz konusudur. Yağma, aynı zamanda kişinin vücut bütünlüğüne, irade özgürlüğüne ve malvarlığına karşı çok yönlü bir saldırı içerdiği için, ceza hukuku sistemimizde ağır yaptırımlarla karşılık bulmuştur. Bu makalede, TCK m.148 ve 149 kapsamında yağma suçunun unsurları, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve tarafların (mağdur ve sanık) sahip olduğu haklar ele alınacaktır.
Anahtar kelimeler: Yağma, Gasp, Cebir, Tehdit, TCK, Samsun ceza avukatı
1. Yağma Suçunun Yasal Düzenlemesi
1.1. TCK Madde 148 – Yağma Suçunun Tanımı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesi şu şekildedir:
Madde 148 –
(1) Bir kimse, bir başkasının zilyetliğinde bulunan taşınır malı, cebir veya tehditle teslim ettirmek suretiyle veya direnmesine karşı koyarak alırsa, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun gece vakti işlenmesi hâlinde, verilecek ceza dörtte bir oranında artırılır.
Bu maddeye göre suçun oluşabilmesi için;
-Zilyetlikte bulunan taşınır bir malın alınması,
-Bu alınmanın cebir veya tehdit kullanılarak yapılması,
-Cebrin veya tehdidin malın teslimiyle doğrudan bağlantılı olması gerekir.
1.2. TCK Madde 149 –
Nitelikli Yağma
Madde 149 – Yağma suçunun;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Yol kesmek suretiyle ya da konut veya iş yerinde,
e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
g) Suç örgütüne mensup kişilerce işlenmesi hâlinde, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bu düzenleme ile suçun belirli ağırlaştırıcı (nitelikli) hallerde işlendiğinde cezanın artırılacağı öngörülmüştür.
2. Yağma Suçunun Unsurları
2.1. Fail ve Mağdur
Yağma suçunun faili herkes olabilir. Mağdur da zilyet olan herhangi bir kişi olabilir; bu kişi malın malikinden farklı bir kişi olabilir (örneğin bir işçi, satış danışmanı, mağaza görevlisi vb.).
2.2. Cebir ve Tehdit Unsuru
Cebir:
Fiziksel güç kullanılarak mağdurun direnme gücünün ortadan kaldırılmasıdır.
Tehdit: Mağdura veya bir yakının vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar verme durumu yaratılacağı bahsiyle mağdurun iradesinin etkilenmesidir.
Her iki durumda da malın zilyetliğinin rıza dışı olarak devredilmesi gerekir.
2.3. Malvarlığı Unsuru
Suç sadece taşınır mallar bakımından söz konusudur. Gayrimenkuller bu suçun kapsamına girmez.
3. Yağma Suçunda Mağdurun Hakları
3.1. Zararın Giderilmesini Talep Etme Hakkı
Yağma suçunun mağduru, uğradığı zararın giderilmesini talep edebilir, tazminat davası açabilir.
3.2. Katılma Hakkı:
Mağdur, ceza davasına katılan sıfatıyla dahil olabilir ve delil sunma, tanık dinletme, itiraz etme haklarına sahiptir.
4. Sanığın Hakları ve Savunma İmkânları
4.1. Masumiyet Karinesi
Sanık hakkında hüküm kesinleşinceye kadar suçsuz sayılma hakkına sahiptir. Bu ilke Anayasa ve AİHS tarafından korunmaktadır.
4.2. Avukat Yardımından Yararlanma
Sanık, soruşturma ve kovuşturma boyunca bir müdafi eşliğinde ifade verme ve savunma yapma hakkına sahiptir. Gerekirse baro tarafından bir avukat görevlendirilir.
4.3. Haksız Tahrik ve İndirim Sebepleri
Sanığın, mağdur tarafından tahrik edilmesi veya eyleminin daha hafif bir kastla gerçekleştirilmiş olması durumunda cezada indirime gidilmesi mümkündür. Bu durumda hâkim, somut duruma göre değerlendirme yapar.
5. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar
Cebir mi, Hırsızlık mı?
Sıklıkla failin cebir kullanıp kullanmadığı konusunda tartışmalar yaşanmakta, olayın hırsızlık mı yoksa yağma mı olduğuna ilişkin değerlendirmelerde farklılıklar oluşabilmektedir.
Tehditin Yeterliliği
Tehdit unsuru çoğu zaman mağdurun beyanına dayanır. Bu beyanın inandırıcılığı yargılamanın seyrini doğrudan etkiler.
Nitelikli Hallerin İspatı
Özellikle silah kullanımı, birden fazla kişinin suça katılması gibi durumların delillendirilmesi yargılamada belirleyici olur.
Sonuç
Yağma suçu, cebir veya tehditle mal edinmeyi içeren ciddi bir suç tipidir ve hem mağdurun temel haklarını ihlal etmekte hem de kamu güvenliğini tehdit etmektedir. Ceza hukuku bu suçu ağır yaptırımlarla cezalandırmakta, ancak hem mağdurun hem sanığın adil şekilde korunması gerekmektedir. Mağdur, uğradığı zararın giderilmesini ve fiziksel/psikolojik güvenliğini sağlama hakkına sahiptir. Öte yandan, sanığın da adil yargılanma ve savunma hakları hukukun üstünlüğü çerçevesinde güvence altındadır.Yağma suçunun işlendiği veya işlendiği iddiasıyla karşı karşıya kalan herkesin, sürecin karmaşıklığı ve ağır cezai sonuçları nedeniyle bir ceza hukuku avukatına başvurması büyük önem taşır. Avukat, hem mağdurun haklarını koruma sürecinde hem de sanığın adil savunmasını sağlamakta kritik bir rol üstlenir. Delil toplama, ifade verme, dava süreci ve hak arama yolları konusunda profesyonel destek almak, hukuki sürecin sağlıklı işlemesini temin eder.
Avukat&Arabulucu
Behman Doğuhan BAYAT
