top of page

CİNSEL TACİZ SUÇUNA İLİŞKİN HUKUKİ BİR DEĞERLENDİRME

 

(Türk Ceza Kanunu Madde 105 Kapsamında)

 

GİRİŞ

 

Kişinin vücut bütünlüğü ve cinsel dokunulmazlığı, anayasal temel haklar arasında yer almakta ve ceza hukukunun koruma alanı içinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu bağlamda, cinsel özgürlüğe karşı işlenen suçlardan biri olan **cinsel taciz**, hem bireysel onuru zedeleyen hem de toplumsal yaşamda ciddi psikolojik ve sosyal sonuçlar doğuran bir suç tipidir. Gerek iş hayatında gerek eğitim ortamlarında ya da kamusal alanlarda cinsel tacize maruz kalmak, mağdur açısından uzun vadeli etkiler doğurabilmektedir.

 

Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçu, cinsel saldırı suçundan ayrılan, ancak cinsel amaç taşıyan ve mağdurun huzur ve güvenliğini ihlal eden eylemleri kapsamaktadır. Bu makalede, suçun kanuni unsurları, nitelikli halleri, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve hukuki değerlendirmeler detaylı biçimde incelenecektir.

Anahtar kelimeler : Cinsel taciz, Nitelikli cinsel taciz, ceza hukuku, şikayet, Samsun ceza avukatı, 

 

I. KANUNİ DÜZENLEME: TCK MADDE 105

 

1.1 TCK m.105/1 – Suçun Temel Hali

 

Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.”**Bu hüküm, herhangi bir fiziksel temas içermeyen ancak mağdurun cinsel özgürlüğüne yönelik alçaltıcı, rahatsız edici ve cinsel amaç güden eylemleri cezalandırmaktadır

 

1.2 TCK m.105/2 – Nitelikli Haller

Suçun;

 

a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

 

b) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak,

 

c) Eğitim ve öğretim ilişkisinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak, işlenmesi hâlinde, fail hakkında verilecek ceza yarı oranında artırılır.

 

 Mağdurun bu fiil nedeniyle işten veya okuldan ayrılmak zorunda kalması hâlinde, verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır.

 

”Nitelikli hallerde failin konumu ile mağdurun üzerindeki etkisi önemlidir. Güç ilişkisi üzerinden gerçekleştirilen taciz, daha ağır yaptırımlarla cezalandırılmaktadır.

II. SUÇUN UNSURLARI

2.1 Fail ve Mağdur

 

Cinsel taciz suçu, herkes tarafından işlenebilir. Failin kamu görevlisi, öğretmen, işveren veya sıradan bir kişi olması mümkündür. Mağdur da her cinsiyetten olabilir. Suçun oluşumu açısından failin mağdurla aynı ortamda bulunması yeterlidir; fiziksel temas zorunlu değildir.

 

2.2 Cinsel Amaç Unsuru

 

En ayırt edici unsur cinsel amaçtır. Failin fiilini cinsel arzularını tatmin etmek amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Bu amaç, çoğu zaman doğrudan ispatlanamaz; dolaylı delillerle ve eylemin niteliğiyle belirlenir.

 

Örneğin; mağdura ısrarlı şekilde cinsel içerikli mesaj göndermek, sözlü olarak cinsel çağrışım içeren ifadeler kullanmak, mağduru rahatsız edecek şekilde teşhircilik yapmak gibi davranışlar bu kapsamda değerlendirilebilir.

2.3 Taciz Niteliği

 

Taciz, failin mağdura karşı rahatsızlık verici ve istenmeyen davranışlarda bulunmasıdır. Bu davranışlar sözlü, yazılı, görsel ya da davranışsal olabilir. Fiziksel temas yoksa ve eylem mağdurun rızasına aykırıysa, cinsel taciz suçunun kapsamına girer.

III. NİTELİKLİ HALLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

3.1 Güç İlişkisi ve Nüfuzun Kötüye Kullanılması

 

TCK 105/2 uyarınca, failin kamu görevlisi, öğretmen, üst yönetici ya da işveren olması ve bu pozisyonu kötüye kullanarak mağduru taciz etmesi cezayı artıran nedenlerdendir. Bu durum, suçun **"sistemi kullanarak"** işlenmesi anlamına gelir ve daha yüksek ceza öngörülmesini haklı kılar.###

3.2 Mağdurun Sosyal Hayatını Terk Etmek Zorunda Kalması

 

Mağdurun işten ayrılması, okulunu bırakması ya da benzeri bir şekilde hayatını değiştirmek zorunda kalması hâlinde, suçun etkisi daha ağır kabul edilir. Bu durumda fail, **bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla** cezalandırılır. Bu düzenleme, mağdurun hayatındaki olumsuz sonuçları dikkate alan modern bir yaklaşımdır.

 

IV. UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR###

 

4.1 Delil Sorunu ve İspat Güçlüğü

Cinsel taciz, çoğunlukla kapalı ortamlarda ve bire bir gerçekleştiğinden ispatı güç bir suçtur. Bu nedenle, kamera görüntüleri, mesaj kayıtları, e-posta yazışmaları ve tanık beyanları önemli delil kaynaklarıdır. Ancak mağdur beyanı da, diğer delillerle desteklendiği ölçüde hükme esas alınabilir.

 

4.2 Taciz ile Sosyal Etkileşim Arasındaki İnce Çizgi

 

Bazı durumlarda sosyal etkileşim ya da flört girişimleriyle taciz arasında ayrım yapmak güçleşebilir. Bu durumda failin amacı, eylemin süresi, sıklığı ve mağdurun tepkileri dikkate alınmalıdır. Her rahatsız edici davranış cinsel taciz suçu oluşturmaz; eylemin sistematik ve cinsel amaçlı olması gerekir.

 

4.3 Mağdurun Şikâyet Hakkı

 

Cinsel taciz suçu, şikâyete bağlı bir suçtur (TCK m.105/3). Bu nedenle mağdurun "6 ay içinde şikâyetçi olması" gerekir. Aksi takdirde kovuşturma yapılamaz. Bu süreyi kaçıran birçok mağdur hak kaybına uğramaktadır. Bu nedenle, mağdurların süreci vakit kaybetmeden başlatmaları büyük önem taşır.

V. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Cinsel taciz suçu, bireyin onurunu ve cinsel özgürlüğünü hedef alan, toplumda yaygın biçimde görülen ancak çoğu zaman sessizlikle karşılanan bir suç tipidir. Türk Ceza Kanunu, bu suçla ilgili temel ve nitelikli halleri açık biçimde tanımlamış, özellikle kamu gücünün kötüye kullanılmasına karşı etkin bir koruma mekanizması öngörmüştür.Ancak uygulamada karşılaşılan ispat zorlukları, mağdurun sosyal baskı nedeniyle sessiz kalması ve suç ile etik dışı davranış arasındaki sınırların bulanıklaşması gibi sorunlar, bu düzenlemelerin etkinliğini zaman zaman sınırlamaktadır.Bu nedenle, hem yasal düzenlemelerin etkin uygulanması hem de toplumsal farkındalığın artırılması gereklidir. Özellikle iş yerleri, eğitim kurumları ve kamu kuruluşları bünyesinde **önleyici politikalar**, cinsel tacizi cezalandırmanın ötesinde, oluşumunu engellemeye yönelik olmalıdır.

Cinsel taciz mağdurlarının veya suç isnadıyla karşı karşıya kalan bireylerin süreci kendi başlarına yürütmeleri, ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, bu tür durumlarda ceza hukuku alanında uzman bir avukata danışılması  en doğru ve güvenli yoldur. Avukat, hem mağdurun haklarını koruyacak hem de hukuki süreci usulüne uygun şekilde yönetecektir.

 

Not: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaylarda profesyonel hukuki yardım alınması tavsiye edilir.

Avukat&Arabulucu 

Behman Doğuhan  BAYAT

bottom of page