top of page

Arama ve El Koyma (CMK 116-134)Uygulama, Åžartlar, Usul Güvenceleri ve Dijital Aramalar.

​

1. GiriÅŸ

​

Ceza muhakemesinde “arama” ve “el koyma”, suç ÅŸüphesinin araÅŸtırılması ve delillerin güvence altına alınması için öngörülmüÅŸ koruma tedbirleridir. Bu tedbirlerin ortak özelliÄŸi, devletin bireyin temel hak alanına doÄŸrudan temas etmesidir: konuta girilir, eÅŸya incelenir, dijital cihazlara eriÅŸilir; kimi zaman ÅŸirket varlıkları geçici olarak yönetim dışına alınır. Tam da bu nedenle arama-el koyma, bir yandan maddi gerçeÄŸe ulaÅŸmanın pratik aracı; diÄŸer yandan ise keyfiliÄŸe açık bir güç alanıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), 116 ilâ 134. maddeler arasında arama ve el koymayı ayrıntılı ÅŸekilde düzenleyerek bu güç alanını hukuki sınırlar içine çekmeye çalışır.

​

Bu makalede CMK 116-134 hükümleri ekseninde; adli arama ÅŸartları, arama kararının içeriÄŸi, gece araması, aramada hazır bulunma güvenceleri, el koyma usulü, ÅŸirket ve malvarlığı deÄŸerlerine el koyma ile bilgisayarlarda/cep telefonlarında arama-kopyalama-el koyma (CMK 134) baÅŸlıkları ele alınacaktır. Ayrıca hukuka aykırı arama veya el koymanın delil deÄŸerine etkisi ve baÅŸvuru yolları da uygulamaya dönük bir perspektifle açıklanacaktır.

Anahtar kelimeler: arama, adli arama, önleme araması, el koyma, CMK 116-134, makul ÅŸüphe, gecikmesinde sakınca bulunan hal, dijital arama, hukuka aykırı delil, itiraz, iade.

​

2. Kavramsal ve Anayasal Çerçeve

​

Arama ve el koyma tedbirleri, “koruma tedbirleri” kategorisi içinde deÄŸerlendirilir: henüz hüküm verilmeden önce, soruÅŸturma/kovuÅŸturmanın saÄŸlıklı yürütülmesini güvence altına almak için geçici müdahaleler yapılır. Geçicilik, ölçülülük ve yargısal denetim bu tedbirlerin omurgasıdır.

​

Arama-el koyma alanında anayasal çerçeve üç temel eksen üzerinden okunur: (i) özel hayatın gizliliÄŸi ve kiÅŸisel verilerin korunması, (ii) konut dokunulmazlığı, (iii) adil yargılanma ve hukuka aykırı delil yasağı. Arama çoÄŸu zaman konuta veya kiÅŸiye yöneldiÄŸi için konut dokunulmazlığı ve özel hayat alanına girer; el koyma ise mülkiyet ve ekonomik özgürlük alanında yoÄŸunlaşır. Dijital aramalar ise hem özel hayat hem haberleÅŸme hem de kiÅŸisel veri boyutunu birlikte taşır.

Bu noktada pratik bir ilke önemlidir: Arama-el koyma kararı, suçla mücadele amacıyla verilen sınırsız bir izin belgesi deÄŸildir. Kararın konusu, kapsamı, süresi ve gerekçesi somut olaya göre belirlenmeli; müdahalenin amacı ile kullanılan araç arasında makul bir oran kurulmalıdır. Bu oran kurulmadığında iki sonuç doÄŸar: (1) temel hak ihlali iddiası, (2) elde edilen bulguların yargılamada delil olarak kullanılmasının tartışmalı hâle gelmesi.

​

3. Adli Arama (CMK 116-121): Åžartlar ve Usul Güvenceleri

​

CMK m.116, adli aramanın “eÅŸik” ÅŸartını makul ÅŸüphe olarak kurar: ÅŸüpheli veya sanığın yakalanabileceÄŸi yahut suç delillerinin elde edilebileceÄŸi hususunda makul ÅŸüphe varsa; kiÅŸinin üstü, eÅŸyası, konutu, iÅŸyeri veya ona ait diÄŸer yerler aranabilir. Buradaki makul ÅŸüphe, soyut kanaat veya genel istihbari bilgi ile yetinmeyen; somut olgularla desteklenen bir deÄŸerlendirmeyi ifade eder. Aramaya gerekçe gösterilen olgular ile aranacak yer/kiÅŸi arasında baÄŸlantı kurulabilmelidir.

CMK m.117 ise aramanın ÅŸüpheli/sanık dışındaki kiÅŸilere yönelmesini sınırlayan özel bir koruma getirir. Üçüncü kiÅŸiler bakımından arama, kural olarak delil veya ÅŸüphelinin o yerde bulunduÄŸunun kabulünü mümkün kılan somut olayların varlığını gerektirir. Böylece, yakın çevre taraması ÅŸeklindeki geniÅŸ ve belirsiz aramalara karşı bir filtre oluÅŸturulur.

​

3.1. Gece Araması Yasağı ve İstisnaları (CMK 118)

​

CMK m.118’e göre konutta, iÅŸyerinde veya diÄŸer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Bu kural, konut dokunulmazlığının en yoÄŸun korunduÄŸu zaman dilimine iliÅŸkin açık bir güvencedir. Ancak suçüstü hâli veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış/gözaltına alınmış olup firar eden kiÅŸi ya da tutuklu/hükümlünün yeniden yakalanması amacıyla yapılan aramalar bu yasağın dışındadır.

​

Uygulamada tartışma genellikle gece kavramının sınırında ve gecikmesinde sakınca gerekçesinin otomatik kullanılmasında ortaya çıkar. Bu nedenle arama tutanağında; aramanın baÅŸlama-bitiÅŸ saatleri, gece yasağına neden uyulamadığı, gecikme halinde hangi somut tehlikenin doÄŸacağı gibi hususların ayrıntılı ÅŸekilde yer alması, sonradan yapılacak denetim açısından belirleyicidir.

​

3.2. Arama Kararı/Emri ve İçeriÄŸi (CMK 119)

​

Arama kural olarak hâkim kararıyla yapılır. CMK m.119, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile kolluÄŸun arama yapabileceÄŸini düzenler. Bununla birlikte gecikmesinde sakınca istisnası, kuralın yerine geçen bir rutin deÄŸil; somut olayda hâkim kararının beklenmesi halinde delilin kaybolması, ÅŸüphelinin kaçması veya telafisi güç zararın doÄŸması gibi gerçek bir riskin bulunduÄŸu hâllerde baÅŸvurulabilecek dar bir alandır.

Arama karar veya emrinde üç unsurun açıkça gösterilmesi gerekir: (i) aramanın nedenini oluÅŸturan fiil, (ii) aranılacak kiÅŸi ve/veya aramanın yapılacağı yerin adresi yahut aranacak eÅŸya, (iii) kararın/emrin geçerli olacağı süre. Bu unsurlar, aramanın geniÅŸleyerek farklı yerlere yayılmasını engelleyen hukuki çerçeveyi oluÅŸturur. Ayrıca arama tutanağına iÅŸlemi yapanların açık kimliklerinin yazılması ve el koyma doÄŸması halinde CMK 127/1’in uygulanacağı hususları madde metninde özellikle vurgulanır.

​

3.3. Aramada Hazır Bulunma, Arama Tanıkları ve Avukatın Rolü (CMK 119/4 ve 120)

​

Arama, sadece bulgu arama deÄŸil; aynı zamanda sonradan yargısal denetime konu olacak bir iÅŸlemdir. Bu nedenle CMK, arama anında bulunabilecek kiÅŸiler ve tanıklar bakımından güvenceler öngörür.

​

CMK m.120’ye göre; aranacak yerin sahibi veya eÅŸyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir. Kendisi yoksa temsilcisi; bu da yoksa ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya birlikte oturan bir kiÅŸi ya da komÅŸu hazır bulundurulur. Üçüncü kiÅŸiye ait yerlerde (CMK 117/1) zilyede, mümkünse aramaya baÅŸlamadan önce, aramanın amacı hakkında bilgi verilir. Aynı maddede, kiÅŸinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamayacağı açıkça düzenlenmiÅŸtir.

​

Öte yandan CMK m.119/4, Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, iÅŸyeri veya diÄŸer kapalı yerlerde arama yapılabilmesi için o yer ihtiyar heyetinden veya komÅŸulardan iki kiÅŸinin bulundurulmasını öngörür. Uygulamada bu iki kiÅŸinin arama tanığı olarak anılması yaygındır. Bu güvencenin amacı; arama sırasında bulgu yerleÅŸtirme/ekleme iddialarını azaltmak, iÅŸlemin ÅŸeffaflığını artırmak ve tutanağın ispat gücünü güçlendirmektir.

​

3.4. Arama Sonunda Verilecek Belge ve Delil Listesi (CMK 121)

​

CMK m.121, arama sonrası kiÅŸiye verilecek belgeleri düzenler. Arama yapılan kiÅŸi, istemi üzerine; aramanın CMK 116-117’ye göre yapıldığını ve aramaya konu fiilin niteliÄŸini belirten bir belge alabilir. Ayrıca istemi üzerine, el konulan veya koruma altına alınan eÅŸyanın listesini içeren bir defter (uygulamada delil listesi/enventeri) verilir. EÄŸer ÅŸüpheyi haklı kılan bir ÅŸey elde edilmemiÅŸse, bunu belirten bir belge de talep edilebilir.

​

Bu düzenleme savunma ve denetim açısından kritik bir sonuç doÄŸurur: El konulduÄŸu iddia edilen eÅŸya/cihaz/evrakın ne olduÄŸunun, hangi koÅŸullarda alındığının ve kimler tarafından teslim alındığının belgelendirilmesi mümkün olur. Sonraki aÅŸamada zincirleme muhafaza (chain of custody) tartışmaları için baÅŸlangıç noktası arama tutanağı ve bu envanterdir. Bu nedenle belge ve defterin bir nüshasının derhal istenmesi, ileride doÄŸabilecek uyuÅŸmazlıkları azaltır.

​

4. El Koyma (CMK 123-134): Genel Çerçeve ve Türler

​

El koyma, bir eÅŸyanın veya malvarlığı deÄŸerinin, delil olma veya müsadere/geri verme iÅŸlemlerinin güvenceye alınması amacıyla geçici olarak zilyetlikten çıkarılmasıdır. CMK’da el koyma, arama sonrası bulgunun korunması gibi görünse de, bazen arama yapılmadan da (örneÄŸin belirli belgelere veya malvarlığı deÄŸerlerine yönelik) uygulanabilir.

​

CMK m.123 ve devamı, el koymanın karar merciini, kapsamını, muhafaza yöntemlerini ve üçüncü kiÅŸilerin haklarını dengeleyen hükümler içerir. Bu hükümler, özellikle iki soruya cevap verir: (i) Hangi ÅŸartlarda ve kim tarafından el koyma kararı verilebilir? (ii) El koyma iÅŸlemi gerçekleÅŸtikten sonra ilgili kiÅŸi hangi güvencelere ve baÅŸvuru yollarına sahiptir?

​

4.1. El Koyma Kararı, Savcı Emri ve Hakim Onayı Mantığı

​

El koymada temel ilke yargısal karar güvencesidir. Kanun bazı hâllerde savcı emriyle iÅŸlem yapılmasına imkan tanısa da, bu yetki çoÄŸunlukla gecikmesinde sakınca mantığıyla sınırlanır ve daha sonra hakim denetimine tabi olur. Bu yapı, arama (CMK 119) ile paralel bir koruma mimarisi kurar.

​

Uygulamada özellikle ÅŸu ayrımı net tutmak gerekir: Arama kararı, her zaman sınırsız bir el koyma yetkisi doÄŸurmaz. Kararın kapsamına girmeyen veya suçla ilgisi kurulmamış eÅŸyaya el konulması, ölçülülük ve hukuki baÄŸlantı bakımından ayrıca tartışma yaratır. Bu nedenle tutanakta el koymanın gerekçesi ve el konulan eÅŸyanın suçla baÄŸlantısı somutlanmalıdır.

​

4.2. Postada El Koyma ve Gizlilik Hassasiyeti

​

CMK’nın el koymaya iliÅŸkin hükümleri arasında, posta gönderileri ve haberleÅŸme alanına temas eden düzenlemeler özel bir hassasiyet taşır. Postada el koyma, haberleÅŸmenin gizliliÄŸi ve özel hayatın korunmasıyla doÄŸrudan baÄŸlantılıdır. Bu nedenle kararın gerekçesi, kapsamı ve süresi, genel taramaya dönüÅŸmeyecek ÅŸekilde dar yorumlanmalıdır.

​

Uygulamada gönderinin açılması, incelenmesi, kopyalanması ve muhafazası gibi iÅŸlemlerin her biri ayrı müdahale boyutu taşır. SoruÅŸturma amacı bakımından gerekli olanla yetinmek, ölçülülük ilkesinin pratik karşılığıdır.

​

4.3. Şirket ve Malvarlığı Değerlerine El Koyma (CMK 128) ve Kayyım (CMK 133)

​

CMK m.128, belirli suçlar bakımından ÅŸüpheli/sanığa ait taşınmazlara, hak ve alacaklara; banka ve diÄŸer finans kuruluÅŸlarındaki her türlü hesaba; ÅŸirket paylarına veya ortaklık haklarına yönelik el koyma tedbirinin çerçevesini çizer. Bu tedbirin özelliÄŸi, delil elde etmeye ek olarak müsadere veya kamu alacağının güvenceye alınması gibi ekonomik sonuçlar doÄŸurabilmesidir. Bu nedenle kararın gerekçesinde; suçla baÄŸlantı, kuvvetli ÅŸüphe, ölçülülük ve malvarlığı deÄŸerinin niteliÄŸi açıkça ortaya konulmalıdır.

​

CMK m.133 ise ÅŸirket yönetimi için kayyım atanması gibi daha ileri bir müdahaleyi düzenler. Kayyım uygulaması, ÅŸirketin yönetim organlarına geçici olarak müdahale anlamına geldiÄŸinden, hem mülkiyet hem de ekonomik özgürlükler bakımından daha yüksek bir gerekçelendirme standardı gerektirir.

​

Bu iki düzenlemenin ortak pratik sonucu ÅŸudur: El koyma veya kayyım, cezalandırma deÄŸildir; amaç, soruÅŸturma/kovuÅŸturmanın güvenliÄŸini ve muhtemel müsadere/iadeyi güvenceye almaktır. Bu amaçla baÄŸlantısı zayıflayan veya soruÅŸturma ilerledikçe gerekliliÄŸi kalmayan tedbirlerin kaldırılması talep edilebilir.

​

5. Dijital Materyallerde Arama ve El Koyma (CMK 134): Bilgisayarlar, Telefonlar, Bulut Hesapları

​

CMK m.134, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama; kopyalama ve el koyma iÅŸlemlerini özel olarak düzenler. Dijital delillerin doÄŸası, klasik eÅŸya delillerinden farklıdır: bir dosyanın kopyalanması, asli veriyi yok etmeden aynı içeriÄŸi üretir; aynı cihaz içinde farklı kiÅŸilere ait çok sayıda kiÅŸisel veri bulunabilir; veriler ÅŸifreli olabilir veya bulutta tutulabilir. Bu nedenle kanun, yerinde inceleme, kopya (imaj) alma ve bütünlük kontrolü gibi teknik-usul ilkeleriyle müdahaleyi çerçeveler.

​

CMK 134 uygulamasında üç eÅŸik özellikle vurgulanır: (i) kuvvetli ÅŸüphe, (ii) baÅŸka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması, (iii) iÅŸlemin hakim kararıyla (acil hallerde savcı kararıyla) yapılması. Bu eÅŸikler, dijital aramanın kolay delil alanına dönüÅŸmesini engellemeyi amaçlar.

​

5.1. Kopyalama (İmaj), Bütünlük ve Hash Mantığı

​

Dijital materyallerde en kritik konu, verinin bütünlüÄŸünün korunmasıdır. Yerinde inceleme yapıldığında dahi, sistemin çalışması sırasında otomatik yazma iÅŸlemleri gerçekleÅŸebilir; bu da sonradan delilin deÄŸiÅŸtirildiÄŸi iddialarına zemin oluÅŸturur. Bu nedenle uygulamada, mümkün olan ölçüde adli kopya (imaj) alınması ve kopyanın bütünlüÄŸünün hash deÄŸerleriyle doÄŸrulanması tercih edilir.

​

Burada temel amaç ÅŸudur: İnceleme, mümkünse kopya üzerinden yapılsın; asli cihaz en kısa sürede iade edilebilsin; verinin tümüne deÄŸil, soruÅŸturma konusu ile ilgili kısmına odaklanılsın. Böylece hem müdahale daraltılır hem de iÅŸ ve özel hayat üzerindeki etkiler azaltılır.

​

5.2. Cep Telefonları ve MesajlaÅŸma Uygulamaları: CMK 134 ile Çakışan Alanlar

​

Uygulamada CMK 134 tartışmalarının önemli bir bölümü cep telefonları ve mesajlaÅŸma uygulamalarında (örneÄŸin WhatsApp, Signal, Telegram) yoÄŸunlaşır. Telefonlar, sadece cihaz deÄŸil; aynı zamanda kiÅŸinin iletiÅŸim geçmiÅŸini, konum verilerini, fotoÄŸraflarını, saÄŸlık ve bankacılık verilerini ve sosyal çevresini barındıran yoÄŸun bir kiÅŸisel veri havuzudur.

Bu nedenle telefon incelemesinde, arama-kopyalama-el koyma kararının kapsamı kritik hale gelir. Karar, mümkün olduÄŸunca; hangi suç ÅŸüphesi bakımından, hangi zaman aralığına iliÅŸkin ve hangi veri türlerine eriÅŸileceÄŸini belirlemelidir. Aksi hâlde tüm hayatın taranması ÅŸeklindeki geniÅŸ incelemeler, ölçülülük ve özel hayatın korunması bakımından ciddi risk taşır.

​

5.3. Bulut Depolama ve Uzak Sunucular: Yetki ve Sınır Sorunu

​

Bulut depolama (cloud) sistemlerinde veri, cihazın içinde deÄŸil, uzaktaki sunucularda tutulabilir. Bu durumda cihaza el koymak tek başına delile eriÅŸim saÄŸlamayabilir. Uygulamada bulut hesaplarına eriÅŸim, çoÄŸu zaman cihaz üzerinde oturum açıkken mümkün olur; bu da aramanın fiilen hesap aramasına dönüÅŸmesine yol açar.

Burada iki temel sorun ortaya çıkar: (i) yetki ve sınır - hangi veri kümesinin, hangi kapsamla inceleneceÄŸi; (ii) üçüncü kiÅŸilerin verileri - aynı hesap içinde baÅŸka kiÅŸilerin yazışmaları, fotoÄŸrafları veya paylaşılan klasörleri bulunabilir. Bu nedenle dijital arama iÅŸlemlerinde en az veriyle en çok doÄŸrulama mantığı benimsenmeli; gereksiz veri kopyalamadan kaçınılmalıdır.

​

6. Hukuka Uygunluk Denetimi ve Delil DeÄŸeri: CMK 206/2-a, 217/2 ve 230/1-b Perspektifi

​

Arama ve el koyma iÅŸlemlerinde yapılan usul hataları, sadece idari bir eksiklik olarak kalmaz; çoÄŸu zaman yargılamanın sonucunu etkileyen hukuka aykırı delil tartışmasını doÄŸurur. CMK m.206/2-a, kanuna aykırı olarak elde edilmiÅŸ delilin reddolunacağını açıkça düzenler. CMK’nın delil deÄŸerlendirmesine iliÅŸkin sisteminde ise yüklenen suçun hukuka uygun ÅŸekilde elde edilmiÅŸ her türlü delille ispat edilebileceÄŸi vurgulanır. Hükmün gerekçesinde de, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerekir.

​

Bu düzenlemeler birlikte okunduÄŸunda ortaya çıkan sonuç ÅŸudur: Arama-el koyma iÅŸleminin hukuka uygunluÄŸu, delilin kullanılabilirliÄŸini belirleyen temel eÅŸiktir. Dolayısıyla savunma açısından arama kararı, arama tutanağı, el koyma tutanağı, delil listesi/emanet kaydı ve hakim onayı süreçleri; soruÅŸturmanın ilk anından itibaren dikkatle izlenmelidir.

6.1. Tipik Hukuka Aykırılık Alanları

​

Uygulamada sık görülen hukuka aykırılık iddiaları belirli baÅŸlıklarda toplanır:

​

  1. Makul ÅŸüphe ve somut gerekçe eksikliÄŸi: Arama kararında fiilin ve baÄŸlantının soyut kalması.

  2. Kapsamın aşılması: Kararda belirtilmeyen yerlere yönelme veya belirlenen süre sınırını aÅŸma.

  3. Gece araması yasağının ihlali: İstisna gerekçesinin tutanakta somutlanmaması.

  4. Arama tanıkları ve avukatın bulunması: CMK 119/4 ve 120 güvencelerinin iÅŸletilmemesi.

  5. Dijital kopyalama hataları: İmaj alınmadan doÄŸrudan cihazın uzun süre alıkonulması veya bütünlük/emanet zincirinin belirsizliÄŸi.

 

Bu iddiaların her biri tek başına mutlak bir sonuç doÄŸurmayabilir; ancak dosyanın bütününde delilin tek veya belirleyici olup olmadığı, yargılamanın hakkaniyeti ve müdahalenin ölçülülüÄŸü bakımından ciddi tartışma yaratır. Bu nedenle hukuka aykırılık iddiası, somut olayın tüm koÅŸullarıyla birlikte deÄŸerlendirilmelidir.

​

6.2. Başvuru Yolları: İtiraz, İade Talebi ve Tazminat (CMK 141)

​

Arama ve el koyma kararlarına karşı kural olarak itiraz yolu (CMK 267 vd.) iÅŸletilebilir. İtirazın etkinliÄŸi, çoÄŸu zaman iÅŸlemden hemen sonra tutanağın temin edilmesine ve hukuka aykırılık iddialarının somutlaÅŸtırılmasına baÄŸlıdır. El konulan eÅŸyanın iadesi talebi de, tedbirin gerekliliÄŸi ortadan kalktığında gündeme gelir.

​

Ayrıca CMK m.141, kanunda öngörülen koÅŸullar dışında gerçekleÅŸtirilen arama ve el koyma iÅŸlemleri nedeniyle tazminat isteme imkanını düzenler. Bu yol, her somut olayda farklı koÅŸullara baÄŸlı olmakla birlikte, arama-el koyma sürecinin sonradan denetimi açısından önemli bir hak arama mekanizmasıdır.

​

7. Uygulamada Pratik Notlar: Tutanak Okuryazarlığı ve Dijital İnceleme Yönetimi

​

Arama ve el koyma iÅŸlemlerinde tutanak okuryazarlığı en kritik becerilerden biridir. Tutanak, çoÄŸu zaman olayın tek resmi kaydıdır ve sonraki yargısal denetimde baÅŸlangıç noktasıdır. Bu nedenle tutanakta ÅŸu unsurların bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir: karar/emir numarası ve tarihi, aramanın baÅŸlama-bitiÅŸ saati, aramayı yapan görevlilerin kimlikleri, hazır bulunanlar (zilyet/komÅŸu/tanık/avukat), bulunan ve el konulan eÅŸyanın ayrıntılı tarifi, mühürleme/emanet iÅŸlemleri, imza ve ÅŸerhler.

​

Dijital incelemelerde ise teknik süreç kadar, sürecin belgelendirilmesi de önemlidir. İmaj alma iÅŸlemi yapıldıysa bunun yöntemi, kullanılan araçlar, hash deÄŸerleri ve teslim-tesellüm bilgileri tutanakta yer almalıdır. İnceleme sırasında kiÅŸisel verilerin gereksiz ÅŸekilde çoÄŸaltılması veya soruÅŸturma dışı verilerin dosyaya girmesi, hem temel haklar hem de delilin kabulü bakımından sorun yaratabilir.

​

Son olarak, arama-el koyma tedbirinin amacı her zaman hatırlanmalıdır: maddi gerçeÄŸe ulaÅŸmak için gerekli olanı güvence altına almak. Amaç dışına taÅŸan, süreklileÅŸen veya ölçüsüzleÅŸen müdahaleler, çoÄŸu zaman soruÅŸturma hedeflerine katkı saÄŸlamadığı gibi dosyayı hukuki tartışmalar içinde kilitleyebilir.

​

8. Sonuç

​

CMK 116-134 aralığındaki düzenlemeler, arama ve el koymayı maddi gerçeÄŸe ulaÅŸma ile temel hakların korunması arasında konumlandırmaya çalışır. Bu dengenin pratiÄŸe yansıması; kararların somut gerekçelendirilmesine, iÅŸlemlerin ÅŸeffaf biçimde tutanaklaÅŸtırılmasına, avukatın hazır bulunma hakkı ve arama tanıkları gibi güvencelerin etkin iÅŸletilmesine baÄŸlıdır.

​

Dijital arama-kopyalama-el koyma uygulamaları ise, klasik arama hukukunun ötesinde bir hassasiyet gerektirir. Cihazların içerdiÄŸi veri yoÄŸunluÄŸu, üçüncü kiÅŸilerin verileri ve bulut sistemleri nedeniyle kapsam sorunu daha da büyür. Bu alanda ölçülülük ve bütünlük denetimi, hem temel hakların korunması hem de delilin güvenilirliÄŸi için vazgeçilmezdir.

Son tahlilde, arama ve el koyma tedbirleri ne tamamen yasaklanabilir ne de sınırsızca serbest bırakılabilir. Hukukun hedefi, etkin soruÅŸturma ile insan onuruna saygı arasında sürdürülebilir bir denge kurmaktır
 

​

*Sadece bilgilendirme amacındadır; somut olaya göre hukuki süreç deÄŸerlendirilmelidir. Her somut uyuÅŸmazlık, tarafların sıfatı, iÅŸlem ve eylemlerin niteliÄŸi, delillerin kapsamı ve olayın gerçekleÅŸme koÅŸulları dikkate alınarak kendi özelinde deÄŸerlendirilir. Bu nedenle metinde yer verilen örnek senaryolar, yalnızca açıklayıcı mahiyette olup genel kural veya kesin bir sonuca dayanak teÅŸkil etmez; her olay bakımından ayrıca hukuki inceleme yapılması gerekir.

​

​

Avukat&Arabulucu

Behman DoÄŸuhan BAYAT

​

​

​

bottom of page