top of page

İşçinin İş Akdini Haklı Nedenle Feshi

 

Giriş

 

İşçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesi, esasen tarafların serbest iradeleriyle kurulan ve belirli yükümlülükler içeren bir özel hukuk sözleşmesidir. Ancak her sözleşmede olduğu gibi, iş sözleşmesinde de taraflara sözleşmeyi sona erdirme hakkı tanınmıştır. İş hukukunun temel prensiplerinden biri, işçinin korunmasıdır. Bu bağlamda, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi, işçiye bazı özel durumlarda iş akdini derhal ve haklı nedenle feshetme hakkı tanımaktadır. Bu çalışmada, ilgili maddenin metnine yer verilerek, hükümlerin uygulamadaki yeri ve Yargıtay kararları ışığında değerlendirmesi yapılacaktır.

 

Anahtar Kelimeler: İşçilik alacağı, iş hukuku, kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, ulusal bayram genel tatil ücret alacağı ihbar tazminatı, Samsun Avukat

 

İş Kanunu’nun 24. Maddesi;

 

İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı

 

MADDE 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

 

I. Sağlık sebepleri:

 

a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşamı için tehlikeli olursa.

 

b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşması mümkün olmayan bir hastalığa tutulursa.

 

II. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

 

a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında işçiyi yanıltırsa.

 

b) İşveren, işçinin veya ailesinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler söyler veya davranışlarda bulunursa ya da işçiye cinsel tacizde bulunursa.

 

c) İşveren, işçiye veya ailesinden birine karşı sataşmada bulunur ya da gözdağı verirse.

 

d) İşveren, işçiyi veya ailesinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler veya işçiye ya da ailesinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse.

 

e) İşçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnat veya ithamlarda bulunursa.

 

f) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse.

 

g) İşçiye iş sırasında veya işin görülmesi dolayısıyla bir başka işçi veya üçüncü kişi tarafından cinsel tacizde bulunulur ve işveren bu durumu öğrendiği hâlde gerekli önlemleri almazsa.

 

III. Zorlayıcı sebepler:

 

İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa._

 

1. Hukuki Değerlendirme

 

I. Sağlık Sebepleri

 

İşçinin sağlığına zarar veren çalışma koşulları veya iş arkadaşlarının bulaşıcı hastalıklara yakalanmış olması durumunda, işçi sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir. 

 

II. Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırılık

 

Bu fıkra, uygulamada en çok başvurulan haklı nedenleri kapsamaktadır. Özellikle şu örnekler dikkat çekicidir:

 

a. İşverenin sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında işçiyi yanıltırsa

 

b. Cinsel taciz veya hakaret

c. Ücretin ödenmemesi veya geç ödenmesi

 

d. İşverenin işçiye suç işlettirmesi veya teşvik etmesi

 

e. Kanuna aykırı eylemlere zorlanan işçi, bu maddeye dayanarak fesih hakkını kullanabilir.

 

III. Zorlayıcı Sebepler

 

Bu madde, deprem, sel, yangın gibi doğal afetler veya idari kararlar sonucu işin durması gibi durumlarda devreye girer.

 

2. Uygulamada İşçinin Hakları

 

İşçi, 24. madde uyarınca sözleşmesini feshettiğinde;

 

-Kıdem Tazminatı

-İhbar Tazminatı

-Yıllık İzin Ücreti Alacağı

-Fazla Mesai Ücreti Alacağı

-İşsizlik Maaşı gibi işçilik alacaklarına hak kazanabilir.

 

3. Haklı Fesihte Usul ve İspat Yükü

 

•Süre: Haklı nedenin öğrenilmesinden itibaren 6 iş günü içinde fesih yapılmalıdır.

 

•Yazılılık: Fesih bildirimi mutlaka yazılı yapılmalı ve neden açıkça belirtilmelidir.

 

•İspat: Fesih sebebinin ispat yükü işçidedir (Tanık, yazışma, sağlık raporu vb.)

 

Sonuç:

 

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi, işçiye yalnızca sözleşmeyi sona erdirme imkânı tanımaz; aynı zamanda insan onurunu ve emeğin korunmasını teminat altına alır. Ancak bu hakkın kötüye kullanılmaması ve somut delillere dayanması büyük önem taşır. Yargıtay kararları, bu hakkın doğru ve yerinde kullanımını teşvik etmekte; işçinin anayasal düzeyde korunmasını sağlamaktadır. Bu sebeple uzman bir avukat desteği ile yargı sürecini ilerletmek hak kaybına uğramamak için elzemdir.

Avukat&Arabulucu

Behman Doğuhan BAYAT

bottom of page